• YARIM ALTIN
    3.256,00
    % 0,61
  • AMERIKAN DOLARI
    18,5440
    % 0,14
  • € EURO
    18,1861
    % 0,09
  • £ POUND
    20,7279
    % 0,52
  • ¥ YUAN
    2,6067
    % 0,35
  • РУБ RUBLE
    0,3202
    % -0,97
  • BITCOIN/TL
    367667,409
    % 3,25
  • BIST 100
    3.174,43
    % 0,88

Açık bankacılık: Finans sektörünün geleceği nasıl olacak?

Açık bankacılık: Finans sektörünün geleceği nasıl olacak?

Açık bankacılık devrimi hızla genişliyor. Bu dönüşüm bankacılığın operasyonel etkinliğini arttıracak olsa da bazı güvenlik risklerini de ortaya çıkarıyor. Finans sektörünün geleceğinde, dolandırıcılık nasıl önlenecek?

Açık bankacılık devremi hızla yaygınlaşıyor. Bankacılıktaki bu dönüşüm, sektörün operasyonel etkinliğini arttıracak ve müşteri deneyimini geliştirecek olsa da, aynı zamanda, bireylerin gizliliği ve güvenliğiyle ilgili bazı tehditler de içeriyor. Bankaların kişisel finansal bilgileri paylaşma gerekliliğiyle birlikte, temel korumalar artık garanti edilemiyor. Tam da bu noktada, dijital olarak doğrulanmış bağımsız kimlikler devreye giriyor.

Açık bankacılığın faydaları

İkinci Ödeme Hizmetleri Direktifi (PSD2) yürürlüğe gireli bir yıl oldu. 

Bu süreçte, korona virüs nedeniyle yaşanan olumsuzluklara rağmen, iki milyonun üzerinde kullanıcı, açık bankacılığa imkan veren ürünleri kullanmaya başladı. Bu rakam Ocak 2020’den bu yana, aylık 160,000 kullanıcı artışıyla, istikrarlı bir şekilde yükseliyor.

Açık bankacılık girişimi, tüketicilerin veri haklarını kullanma konusundaki bir isteğini ortaya çıkardı. Bu da hem tüketicilere hem de ekonomilerine katkıda bulundu. Aynı zamanda, finansı ön plana çıkarak iş modellerine yönelik pazarı genişletti, rekabeti arttırdı ve küçük işletmelerin müşterilerin dikkatini çekebilmesini sağladı.

Açık bankacılık, müşterilerin oldukça fazla ihtiyaç duyduğu, işbirliğini temsil ediyor. Ortaya çıkışından bu yana, finans yönetimine yönelik mobil uygulamalar ve araçlar pazarda oldukça fazla miktarda bulunuyor ve kullanıcıların, daha önce ayrı yerlerde bulunan hesaplarını ve bankacılık sistemlerini, tek bir uygulamada toplamasını ve organize etmesini sağlıyor.

Açık bankacılık tamamen muhasebe merkezli de değil. Forbes’un haberine göre, açık bankacılık, üçüncü parti geliştiricilerin, kupon, ödüller ve indirim uygulamaları gibi özel teklifleri üretmesine imkan tanıdı. Aynı zamanda kredi uygulamaları, mortgage başvurusu yapan kişileri başlangıç noktasından itibaren destekledi ve hatta kripto para uygulamaları, kripto para sahiplerinin bu para birimiyle ödemesini sağladı.

Açık bankacılık, açık risk

Açık bankacılığın faydaları, bu sistemin oldukça popüler olmasını ve kullanım oranının artmasını sağlasa da, gizlilik ve güvenlik konusundaki riskler mevcudiyetini koruyor.

Bankalar için en büyük tehlike, hizmetlerini yasalara uygun şekilde düzenlemiş olsalar bile, sınırlarından çıktığı andan itibaren gizliliğin ve güvenliğin ortadan kalkabilecek olması. Açık bankacılık düzenlemesine göre, yanlış ellere düşmesi halinde müşteri verisini korumak için oldukça az güvence bulunuyor.

Örneğin, kötücül oyuncular, az bir çaba sarf ederek, önemli finansal verileri ele geçirmek için bir fintek şirketi kurabilir.

Riskler aynı zamanda, yasal fintek altyapısının da kötüye kullanılmasını kapsıyor. Tehlikenin gerçekleşmesi için, fintek şirketlerinden birinin ana sunucusuna bir saldırı düzenlenmesi yeterli. 

Buna ek olarak fintek mobil uygulamaları halen, eski ve güvensiz olan iki faktörlü kimlik doğrulama sistemini kullanıyor ve işlemleri doğrulamak için SMS ya da e-mail gerekiyor.

Bu uygulama artık geride kaldı. Sim kartları ve e-mail hesaplarının ele geçirilmesiyle gerçekleşecek saldırılar, bu yöntemle yapılan kimlik doğrulamayı oldukça tehlikeli hale getiriyor.

Ancak saldırı riskine en çok maruz kalanlar, kullanıcılar. Üçüncü parti sağlayıcı olduğunu iddia eden kişilerden gelen ve şifre ya da diğer hassas bilgileri isteyen e-mailler, kullanıcıların verilerini tehlikeye atabilir. Birçok tüketici bankalardan gelen bu tip mesajları genellikle görmezden gelse de, mobil uygulamaların, mail listelerini kullanıcıları yeni bir ürüne, hizmete, teklife ve hatta bir bültene bile yönlendirmek için kullanma alışkanlıkları var. Dolayısıyla, bu durumdan şüphe duymayan tüketiciler, farkında olmadan, dolandırıcılara şifrelerini verebilirler.

Küreselleşmenin bir getirisi olan açık bankacılık aynı zamanda düzenleme alanında da, küresel ölçekte riskler barındırıyor. Artık gerekli özeni gösterme hükmü bir ülke, dil veya düzenleyici kurumla sınırlı değil. Şimdi müşteri verilerinin ve finansal bilgilerinin korunması için gerçek zamanlı bir Avrupa Ekonomik Bölgesi taraftarı yaklaşım gerekiyor. Bu şekilde açık bankacılık sistemi, tasarlandığı gibi, güvenli bir şekilde işleyebilir. Dijital olarak doğrulanmış kimlikler bunu sağlayabilir.

Verilerimize sahip çıkmak

Financial verilerin paylaşımı her zaman tehlike içermiştir. Ancak böyle kalacağı anlamına gelmiyor. Bunun yerine tüketiciler ve şirketler, bu verileri kontrol etmek ve güvence altına almakla yükümlü. 

Dijital olarak doğrulanmış kimlik ve ödeme, buradaki cevap olabilir. Biyometrik olarak doğrulanmış dijital kimliklerin kullanımı blockchain teknolojisiyle destekleniyor. Bu kimliklerin ödeme kaynağına bağlanması, üçüncü parti şirketlerin finansal verilerimizi güvende tutmalarına yönelik yükümlülüğü ortadan kaldırmakla kalmıyor, aynı zamanda kimlik hırsızlığı ve dolandırıcılığın da önüne geçiyor.

Geçmişte kalan, kullanıcı adı ve şifre kombinasyonu ile SMS ya da e-mail doğrulamasını kullanmaktansa, müşterileri dijital kimliklerini bankalarına, mobil uygulamalar, platformlar ve hizmetler üzerinden bağlayabilirler. Bu süreçte aracı olmaması da tüketicinin gizliliğinin ve güvenliğinin risk altında olmadığı anlamına geliyor. Bunun karşılığında banka da müşterilerinin hizmetlerine ve ürünlerine güvenle erişmesini sağlayabilir.

Dijital olarak doğrulanmış kimlikler, kitlesel ödeme dolandırıcılıklarının önüne geçmeye yardımcı olabilir. Yapılan transferlerin her iki tarafında da doğrulanmış kimlikler olduğunda, mevcut kanalların dışından gelen ödeme talepleri, işleme alınamaz. Belki de en önemlisi, dijital kimliklerin, oturum açan kişinin kimliğin sahibi olduğundan emin olunduğu anlamına geliyor.