• YARIM ALTIN
    3.252,00
    % 0,03
  • AMERIKAN DOLARI
    18,5719
    % 0,35
  • € EURO
    18,2162
    % 0,36
  • £ POUND
    20,8513
    % 0,86
  • ¥ YUAN
    2,6103
    % 0,36
  • РУБ RUBLE
    0,3235
    % 2,28
  • BITCOIN/TL
    356507,502
    % 0,61
  • BIST 100
    3.276,26
    % 3,03

Havayolu şirketlerinin aşı stratejileri nasıl olacak?

Havayolu şirketlerinin aşı stratejileri nasıl olacak?

Korona virüs pandemisinden en ağır darbeyi alanlar arasında bulunan hava yolu şirketleri, aşının bulunmasıyla birlikte nasıl bir strateji izleyecek? Tartışılan fikirler arasında, aşı yaptırmamış olanların uçuşlara kabul edilmemesi de bulunuyor

Korona virüs pandemisi son dönemlerde havayolu şirketlerinin karşılaştığı en büyük sorun oldu. Uluslararası Havayolu Taşımacılığı Birliği (IATA), geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, pandeminin tüm sektörde neden olduğu kaybın 157 milyar doları bulacağını tahmin ettiğini söyledi. Bu rakam önceki tahminlerden daha kötü gerçekleşti.

Yolcu talebindeki düşüş, yalnızca hükümetlerin uyguladığı kısıtlamalardan kaynaklanmıyordu. 

Resmi kısıtlamalar ve evden çalışma uygulamaları seyahat etmeyi güçleştirdi ancak, yolcu sayıları yaz aylarında kısıtlamaların kaldırılmasının ardından bile düşmeye devam etti. Bunun nedeni insanların uçuş esnasında virüse yakalanma korkusu oldu.

Yolcuların güvenini sağlamak için havayolu şirketleri birçok önlem aldı ancak bu önlemler her zamanki gibi maliyet-kazanç parametreleri içinde kaldı. Genellikle hükümetlerin zorunlu tuttuğu bu önlemler maske takma zorunluluğu, sosyal mesafeye uygun oturma düzeni ve bazı durumlarda uçuşa kabul edilen yolcuların semptomlarını kontrol etmekten oluştu.

Şimdi sektörün karşı karşıya kaldığı soru, mantıklı bir çıkarım yaparak uçuşlara aşı yaptırmamış olanları kabul edip etmemek. 

Qantas CEO’su Alan Joyce, geçtiğimiz hafta tüm dünyadaki havayolu şirketlerinin, sektörü yeniden canlandırmak için aşı olmayanları uçuşlara kabul etmemesi gerektiğini açıkladı. Bunun üzerine, CEO büyük tepki gördü.

Qantas CEO’su, “uluslararası yolcuları uçuşlarımıza kabul etmeden önce aşı olmalarını isteyeceğiz, bunun için hüküm ve koşullarımızda düzenleme yapıyoruz” dedi. Joyce, bu gerekliliğin oldukça yaygın olacağını düşündüğünü söyledi. Qantas böyle bir stratejiye liderlik etmek için oldukça iyi bir konumda olabilir.

Ancak yolcu sayısını bu yolla yükseltmeye çalışmak aksi takdirde havayolu yolculuğunu tercih etmeyecek, aşırı korku duyanları memnun etse de, bir diğer aşırı korku duyan grup olan aşı karşıtlarının tepkisini çekecek. Korona virüsten korku duyanlar, doğanın risklerine karşı koymak için yarattığımız bilim kurumlarının, doğanın tehlikesine karşı koyamayacağı inancını taşıyor. Ancak aşı karşıtları, bilime değil, bilim otoritelerine güven duymuyor.

Sonuç olarak, ilk grup bilimin müdahalesine güven duymayı tercih ederken, aşı karşıtları kurumların güvenilirliğini tartışıyor. Qantas bir grubu diğerine tercih mi edecek? Ve bu şekilde aşı zorunluluğu uygulamak, iş dünyası için anlamlı bir hamle mi? Havayolu sektörü analisti Hubert Horan’a göre, Quantas’ın değerlendirmesinin çok küçük bir kısmı sorumluluğa odaklanıyor.

Montreal Sözleşmesi’nin koşullarına göre, birçok havayolu şirketi yolcuların bilgi sahibi olduğu riskler konusunda sorumluluk taşımıyor. Yükümlülük ya da sorumluluk konusu ancak, beklenmedik ve sıradışı bir olay sonucunda yaralanma gerçekleşirse ortaya çıkıyor. Dolayısıyla yolcularının korona virüse yakalanmaları havayolu şirketlerinin sorumluluğunda değil.

Bir ticari havayolu şirketi olarak Qantas, korona virüse yakalanmaktan korkanları memnun etmenin daha faydalı bir hamle olacağına karar verdi. Korku faktörü o kadar yüksek ki, havayolu şirketleri aşıyı zorunlu tutmanın oldukça mantıklı olacağını düşünüyor. Özellikle de maliyet-fayda ve tanıtım perspektiflerinden.

Ancak bu uygulamanın adil olup olmadığı konusunda soru işaretleri var. Financial Times’a göre, bu uygulama aşıdan korkan insanların sayısını hafife alıyor. Aşı karşıtlarının, korona virüsten korku duyanlardan daha fazla olması durumunda, rakip bir şirket tersine politika izleyerek başarılı olabilir.

Şirketlerin hangi gruba öncelik vermeleri gerektiğini düşünmeleri gerekiyor. Ancak mevcut koşullar altındaki büyük endişeler ve potansiyel olumsuz sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda aşı zorunluluğu en iyi çözüm olmayabilir.